45 yaşından sonra mamografi çektirmeyi ihmal etmeyin



Genel Cerrahi Uzm. Prof. Dr. Necati Özen, meme kanserinde erken teşhisin önemine değinerek rutin kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.


45 yaşından sonra mamografi çektirmeyi ihmal etmeyin

Meme kanseri, kadınlarda küresel kanser görülme oranları incelendiğinde en sık görülen tür olarak karşımıza çıkıyor. Erken teşhisinde ise başarı oranı oldukça yüksek olan bu kanser türü, elle muayene edildiğinde bile kendini belli edebiliyor. 40 yaş sonrası mutlaka her yıl bir kez doktor muayenesi yaptırılması gerektiğini söyleyen Genel Cerrahi Uzm. Prof. Dr. Necati Özen, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek uyarılarda bulundu.

45 yaşından sonra mamografi çektirmeyi ihmal etmeyin #1

HER 4 KADINDAN 1’İ MEME KANSERİ

2018 yılında dünyada yeni tanı alan meme kanserli kadın sayısı 2 milyon 88 bin 849 olduğunu söyleyen Prof. Dr. Necati Özen, “Kadın kanserleri içinde meme kanseri oranı yüzde 25,4 olarak verilmekte; diğer bir deyimle her 4 kadın kanserinin biri meme kanseri olmaktadır. Yine 2018 verilerine göre kadınlarda kansere bağlı ölümler incelendiğinde meme kanseri yüzde 15 ile birinci sıradadır. Meme kanserlerinin toplumda çok sık görülmesine karşın erkenden tanınır ve tedavi edilirse, sonuçları çok başarılıdır.” diye konuştu.

Kadınların 20 yaşından itibaren her ay düzenli olarak kendi kendine meme muayenesini yapmaları ve 20-40 yaş aralığında 3 yılda bir doktor muayenesi yaptırmalarının önerildiğini hatırlatan Prof. Dr. Necati Özen, “40 yaş sonrasında ise mutlaka her yıl bir kez doktor muayenesi yaptırılması gereklidir. 35-40 yaş arası en az bir dijital mamografi çektirmeleri sonraki yıllarda yapılan incelemelerde karşılaştırma açısından önem taşımaktadır. İlk mamografi ve aynı dönemde meme muayenesi 45 yaş sonrası takibin nasıl olacağını belirlemeye yardımcı olur. 45 yaş sonrası ise mamografi yılda bir kez çektirilmelidir. Tanısı kesinleşen vakalarda tedavi planı meme cerrahı ve tıbbi onkoloji uzmanı tarafından netleştiriliyor. Meme kanseri gerek tanı aşamasında ve gerekse tedavi aşamasında birçok ilgili birimden oluşan multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilmelidir. Tanı ve tedavide isabetli, doğru kararlar alınması böyle bir yaklaşım şekli ile yakından ilgilidir. Bu süreçlerin sağlıklı ve hızlı bir şekilde yürümesi için bünyesinde Meme Radyoloğu, Meme Cerrahı, Tıbbi Onkolog, Radyasyon Onkoloğu, Patolog, Nükleer Tıp Uzmanı, Plastik Cerrah ve Klinik Psikolog olan meme sağlığı merkezi bulunan bir hastanede tanı ve tedavi uygulamalarının yaptırılması tavsiye edilir.” şeklinde konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir