Altınla nakış nakış işlenen sanat: Tezhip



Tezhip, Türk tarihinin birçok döneminde özellikle Kuran-ı Kerim’i süslemek amacıyla kullanılmıştır. Hat tablolarının kenarlarına altınla işlenen bu muazzam sanatı gelin birlikte tanıyalım…


Altınla nakış nakış işlenen sanat: Tezhip

Sözlükte “altınlamak” anlamına gelen tezhîb kitap sanatlarının önemli bir dalıdır. Günümüzde daha çok dini bir nitelik taşıyan tezhip, kitap bezeme sanatlarına verilen genel addır. Tezhip sanatıyla uğraşan erkeklere müzehhip, kadınlara ise müzehhibe adı verilmektedir.

TEZHİP NEDİR NASIL YAPILIR?

Tezhipte kullanılan motifler diğer süsleme sanatlarında görülen motiflerden daha küçük ve sadedir. Müzehhip motifini tasarlarken seçtiği modelin ana çizgilerini ve bu çizgilerin belirlediği deseni koruyarak onu tahayyül ettiği şekilde çizer. Tezhip, sık sık minyatür ile karıştırılan bir sanat dalıdır. Ancak minyatür de bitki, hayvan vb. tasvirlere yer verilirken; tezhip daha çok hatların etrafının süslenilmesi için yapılmaktadır. Başta hat sanatlarının süsleyicisi olan tezhip, günümüzde pano şeklinde de kullanılmaktadır. Tezhip çoğu zaman simetrik desenlerden oluşan bir tasarıma sahiptir.

Altınla nakış nakış işlenen sanat: Tezhip #1

TEZHİP SANATINDA HANGİ MALZEMELER KULLANILIR?

  • Altın: Başlıca kullanılan malzemedir. Bugün müzehhipler altını varaklar halinde hazır elde edebilir. Altının varak haline gelebilmesi için birtakım işlemlerden geçmesi gerekir.
  • Boya: Eskiden kullanılan boyalar, kök ve toprak boyalardan hazırlanırdı. Toprak boyalar Arap zamkı ile iki mermer arasında ezilerek toz haline getirilir, içine pekmez veya gliserin katılır ve zemin üzerine fırça ile tatbik edilirdi.
  • Fırça: Bugün samur kılından hazır fırçalar kullanılmaktadır. Eskiden kullanılan fırçaların, üç aylık kedinin ensesinden veya samurdan alındığı, ayrıca çulluk kuşunun ensesinden veya kanat ucundan alınan tüyler ile yapıldığı söylenmektedir. Fırçalar, kullanıldıkları yerlere göre adlandırılmaktadır;

  1. Tahrir Fırçası, tahrir çekmek için kullanılır. Çok ince ve muazzam olmalıdır.
  2. Zemin Fırçası, zeminin büyüklüğüne, küçüklüğüne  göre kalınlıkları değişmektedir.
  3. Altın Fırçası, değişik kalınlıkları olan ve altın sürmede kullanılan fırçalardır, sarı ve yeşil altın için ayrı ayrı fırçalar bulunmaktadır.

  • Mühre: Tezhipte altın kullanıldıktan sonra parlatılarak boya görünümünden çıkarılır. Bu parlatma işleminde mühre kullanılır.
  • Kağıt: Kitap sanatlarında yazı malzemesi olarak kullanılan en eski kağıt, parşömendir. Daha sonra papirüs görülmüş ve zamanla yerini yavaş yavaş kâğıda bırakmıştır.

  • Altınla nakış nakış işlenen sanat: Tezhip #2

Padişahlara, vezirlere, devlet büyüklerine, tanınmış kişilere sunulan ya da özel kitaplar için hazırlanan her çeşit yazma kitap, özellikle şiir kitaplarını tezhiplemek eski bir uygulamadır. Ama tezhip en çok Kur’an-ı Kerim’lerin ilk ve son sayfalarında, surelerin baş taraflarında kullanılmıştır. Bazen tezhiplenmiş başka kitaplarda satır aralarına, sayfa kenarlarıyla köşelerine, şiir kitaplarında mısra ya da beyit aralarına da tezhip yapılır.

Altınla nakış nakış işlenen sanat: Tezhip #3(Şeyh Hamdullahın II. Bayezid için yazdığı Kurân-ı Kerim’in serlevha tezhibi)

Kur’an-ı Kerim’de ayetleri ayırmak için nokta yerine geçen küçük yıldız ve çiçek biçimindeki örgeler de tezhiple yapılır. Bunların geometrik biçimli olanları mücevher nokta, altı köşelileri şeşhane nokta, beş yaprağı andıran beş köşelileri pençberg, üç köşelileri de seberg adıyla anılır. Kuran-ı Kerim okunurken durulacak ya da secde edilecek ayetleri belirtmek için, ayet hizalarına konan gül biçimli süs de tezhibin ana örgelerindendir. Bunun da vakıf, secde, hizib, aşir, sure ve cüz gülü gibi çeşitleri vardır.

Türkiye’de tezhip yapılırken genellikle klasik yaklaşıma uyum sağlanmaktadır. Bu yaklaşım, tezhip tarihi boyunca kullanılan desen formlarını bozmadan ama yenileyerek kullanılmasına dayanmaktadır. Ancak nadir de olsa klasik yaklaşımdan ayrı olarak çalışan ve değişik kompozisyonlarla kendilerine özgü tasarımlar yaratan tezhip sanatçıları da bulunmaktadır. Tezhip sanatı, zaman içinde unutulmaya yüz tutmuş bir daldır, ancak son yıllarda eski popülaritesini tekrar kazanmaya başlamıştır. Türkiye’de bulunan çok sayıda üniversitenin güzel sanatlar fakültesinde tezhip bölümü yer almaktadır. Burada yetenekli sanatçılar yetiştirilmektedir.

TEZHİP SANATININ TARİHÇESİ

Tezhip sanatı, Türklerin varoluşu ile birlikte ilk örneklerini vermiştir. Bu sanat dalı; Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Devleti dönemlerinde de gelişerek yapılmaya devam etmiştir. Tezhip tarihindeki en büyük adım ise Çaldıran Savaşı’ndan sonra atılmıştır. Bu kapsamda Tebriz’den gelen bir tezhip ustası, sanatın Anadolu topraklarındaki gelişimine oldukça destek olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman dönemi de tezhip sanatında ilerleme kaydedilen zamanlar arasındadır. Bu dönemlerde; tezhipte zengin işçilikler kullanılmış, altın detaylarına yer verilmiş ve renk olarak da lacivert ön plana çıkarılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nin iz bırakan tezhip ustaları ise Şah Kulu ve Kara Memi’dir.

Lale Devri’ne kadar kendi içerisinde gelişmeye çalışan tezhip, bu dönemde Batılı motiflerin etkisi altında kalmıştır. Rokoko dönemi adı verilen bu devirde, tezhipte yeni desenler ve motifler işlenmeye başlamıştır.

19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başı ise matbaanın gelişimiyle tezhip sanatını arka plana taşıyan bir dönem olarak kabul edilmektedir. Seri kitap basımları nedeniyle el yazması işlere olan talepler giderek azalmış ve tezhip sanatına ihtiyaç duyulmamaya başlamıştır. Ancak günümüzde Prof. Dr. Süheyl Ünver sayesinde tezhip sanatı tekrar canlanmaya başlamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir