Çocukların gelişimi ve sağlığı için gizli tehlike: Şeker



Hafıza ve öğrenme üzerindeki etkilerinden kalp sorunlarına kadar birçok farklı sağlık sorununa neden olabilen şeker tüketimi, özellikle işlenmiş gıdalarda gizlenen miktarlarla tehlikeli olabiliyor.


Çocukların gelişimi ve sağlığı için gizli tehlike: Şeker

Yetişkinler olarak bizim veya çocuklarımızın şekere ne ölçüde ihtiyacı var? Vücudun, kanda bulunan ve tüm vücutta enerji için kullanılan şeker türü olan glikoza ihtiyacı vardır.

Ancak vücut bu glikozu tam tahıllar, meyveler ve sebzeler gibi kompleks karbonhidratlardan elde edebilir. Gerektiğinde protein veya yağdan da glikoz elde edebiliriz. Vücudun gelişmesi için sofra şekeri veya ilave şeker içeren işlenmiş gıdalar ve şekerli içecekler gibi şekerin basit biçimlerini tüketmek gerekli değildir.

Uzmanlar, işlenmiş gıdaların yaklaşık yüzde 70’inin bir tür ilave şeker içerdiğini hatırlıyorlar. Dünya Sağlık Örgütü tavsiyelerine göre, 2 yaşın altındaki çocuklar için ilave şekerlerden kaçınılmalı ve 2 ila 16 yaş veya daha büyük çocuklar için ilave şeker toplam kalorinin yüzde 5’i veya daha azıyla sınırlandırılmalıdır.

Çocukların gelişimi ve sağlığı için gizli tehlike: Şeker #1

AŞIRI KISITLAYICI OLMAKTAN KAÇININ

Bu, 2 yaşından büyük çocuklar için ölçülü olarak biraz şeker tüketilebileceği anlamına geliyor. Ancak uzmanlar, bunu sadece kahvaltılık gevrekler, ekmekler, içecekler, süt ürünleri ve sandviçler gibi günlük yiyeceklerle sınırlandırmaya çalışmanızı ve ailece tadını çıkarabileceğiniz özel ikramlara ayırmanızı öneriyor.

Genel olarak uzmanlar, çocuklar için tamamen şekerin kesilmesi gereken katı diyetleri önermiyorlar. Çünkü bu çok kısıtlayıcı yaklaşımın düzensiz yemeye yol açabileceği konusunda uyarıyorlar.

Bunun yerine, ilave şeker tüketimini sınırlamak ve daha sağlıklı bir seviyede tutmak özellikle çocuklar için çok daha iyi bir yöntem olarak öne çıkıyor. Bunun tek istisnası bebekler ve 2 yaşın altındaki çocuklardır, çünkü bu çok kritik bir gelişimsel penceredir ve kanıtlar bu süre zarfında ilave şeker alımının özellikle zararlı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, mümkün olduğunca tüm ilave şekerlerden kaçınılması gerekiyor. Buna meyve suyunda bulunan şeker de dahildir.

Çocukların gelişimi ve sağlığı için gizli tehlike: Şeker #2

ÇOCUKLARI TEPEDEN TIRNAĞA KADAR ETKİLİYOR

Aşırı şeker ve tatlandırıcı tüketiminin çocukların sağlığı üzerinde tepeden tırnağa çok çeşitli etkileri olabiliyor ve fazla şeker tüketimi hem kısa hem de uzun vadeli sonuçlar içerebiliyor.

Çocuklarda aşırı şeker tüketimi hafıza ve konsantrasyon üzerindeki etkilerden diş çürümesine, kardiyovasküler hastalık ve diyabet riskine, yağlı karaciğer hastalığının gelişimine, gastrointestinal problemlere ve astım ve akne dahil olmak üzere birçok semptomla kendini gösterebilen büyük ölçekli iltihaplanmalara kadar onlarca sağlık sorununa neden olabiliyor.

Kan şekeri seviyeleri yükselip düştükçe, enerji seviyeleri ve ruh hali de yükselip düşer. Kan şekerin büyük dalgalanmalar yaşayanlar, daha kolay strese girme eğilimindedirler. Bu yüzden yüksek şekerli bir diyet, depresyon gibi uzun vadeli zihinsel sağlık sorunlarıyla da bağlantılıdır.

Çocukların gelişimi ve sağlığı için gizli tehlike: Şeker #3

ÖĞRENME YETENEĞİNİ ETKİLİYOR

Uzmanlar ayrıca, aşırı şeker tüketiminin çocukların hafızalarını, öğrenmelerini ve beyin gelişimini etkilediği konusunda uyarıyorlar. Araştırmalar, çocuklar şeker oranı yüksek bir diyet yaptıklarında öğrendiklerini daha az hatırladıklarını ve ayrıca daha az konsantre olduklarını gösteriyor. Bunun, daha kötü okul performansa dönüşebileceği unutulmamalı.

İlginç bir şekilde, bebeklerin anne karnında kaldıkları süre boyunca maruz kaldıkları şekerin bile erken çocukluk döneminde ölçüldüğünde gelecekteki öğrenme yeteneği ile ilişkili olduğunu gösteren çalışmalar var.

Özellikle içeceklerde hem normal hem de yapay tatlandırıcıları tüketmenin uzun vadeli etkileri, yetişkinlikte erken bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı ile bağlantılıdır. Bunun, beyni koruyan önemli proteinleri ve enzimleri veya beyin sinapslarının (bağlantılarının) büyüme ve değişme yeteneği üzerindeki etkiler yoluyla gerçekleştiğine inanılıyor.

Çocukların gelişimi ve sağlığı için gizli tehlike: Şeker #4

GERİ DÖNDÜRÜLEMEZ ETKİLER BIRAKABİLİR

Uzmanların dikkat çektikleri bir diğer nokta ise yüksek şeker seviyelerinin hayati organların büyümesini nasıl engelleyebileceği. Açık bir örnek, şekerin gelişmekte olan dişleri tahrip etme şeklidir. Çocuklar ağızdaki şekerin neden olduğu diş çürümesine daha yatkındır. Gelişmekte olan dişlerin aside daha duyarlı olmasının nedeni, henüz onları korumak için yeterli mineye sahip olmamalarıdır.

Uzmanlar ayrıca, yaşamın ilk yıllarında gelişen ve bu dönemde şeker içeriği yüksek bir diyet de dahil olmak üzere beslenmeden etkilenen bağırsak mikrobiyomunu nasıl etkilediği konusunda uyarıyor. Şeker oranı yüksek bir diyet, bağırsak mikrobiyomunun gelişme şeklini değiştirebilir ve bu geri döndürülemez olabilir. Başka bir örnek, fruktoz ve yapay tatlandırıcıların çok küçük miktarlarda bile hücre gelişimini nasıl değiştirebildiği ve gelişmekte olan hücreleri yağ hücrelerine dönüşmeye daha yatkın hale getirebildiğidir.

Uzmanlar, şekerin sıvı formlarının yoğun bir şeker dozu sağladıkları ve genellikle kalori dışında besinsel faydalar sağlamadıkları için özellikle zararlı olduğuna dikakt çekiyor. Buna şekerli içecekler, meyve suları, enerji içecekleri ve şekerli kahve ve çaylar da dahildir.

Uzmanlar, fruktozun modern beslenmemizde artık çok daha fazla miktarda tüketilen özellikle zararlı bir şeker olduğuna da dikkat çekiyor. Meyve suları ve meyve suyu bazlı içecekler de yüksek fruktoz içeriğine sahiptir. Bu yüzden, bütün meyveyi yemek iyidir çünkü lif fruktozun emilim oranını azaltmaya yardımcı olur ve karaciğeri zararlı etkilerinden korur. Ancak, meyve suları ve meyve suyu konsantreleri gibi yüksek fruktozlu şekerler, karaciğer yağlanması ve vücudun diğer bölgelerinde iltihaplanmaya yol açabileceğinden, tüketimi sınırlandırılmalıdır.

Çocukların gelişimi ve sağlığı için gizli tehlike: Şeker #5

ÇOCUKLARDA ŞEKER TÜKETİMİNİ AZALTMAK İÇİN İPUÇLARI

Bu konudaki ana ipuçlarından biri, kahvaltıda ilave şeker tüketimini sınırlamaktır. Çünkü yüksek şeker içeriğine sahip bir kahvaltı, çocukları adeta şekerli bir hız trenine sokar ve bu da kan şekerinde çok büyük bir iniş ve çıkış döngüsüne neden olabilir. Kan şekerindeki bu dalgalanmalar, tüm gün sürebilecek daha fazla şeker isteğine yol açabilir.

Bu yüzden özellikle çocuklar için pazarlanan kahvaltılık tahıl gevrekleri, yoğurtlar, smoothie’ler ve yüksek şekerli meyve suları gibi ürünlerin sınırlandırılması gerekir. Bunlar yerine, çocuklara sürekli enerji vermek ve onları günün ilerleyen saatlerinde daha iyi yeme kararları vermeye hazırlamak için protein ve lif içeren bir kahvaltı sağlamaya çalışın.

Dahası, sadece normal şekerlere değil, aynı zamanda yiyecek ve içecek ürünlerinde yaygın olarak kullanılan düşük kalorili tatlandırıcıların (hem doğal hem de yapay) tüm çeşitlerine de dikkat etmek gerekiyor.

Stevia, keşiş meyvesi, şeker alkolleri ve sukraloz gibi tatlandırıcılar normal şekerden daha tatlıdır ve çocuklarda tatlı tat tercihini pekiştirerek daha tatlı gıdalar istemelerine neden olur. Düşük kalorili tatlandırıcılar ayrıca açlığın artmasına ve aşırı yemeye ve olası bir obezite riskine yol açabilir. Ayrıca, bu tatlandırıcıların olası uzun vadeli sağlık sonuçları bilinmemektedir.

Çocuklar tatlı tatlara karşı istekler doğarlar ve bu, anne sütünün tatlı olan tadını tercih eden ve kontamine gıdalardan kaçınan bir tür koruyucu mekanizmadır. Ancak, dünyanın geldiği noktada yiyecek kaynaklarımız aşırı şekerli ve çocuklar artık sağlıkları için ideal olandan çok daha fazla şekerli yiyecek ve içecekle yetiştiriliyor. Tatlı yiyeceklerin çocuklara erken tanıtılması, yerleşik tatlılık tercihini artırabilir ve çocukların şeker için daha güçlü istek duymalarına neden olabilir.

Burada şekeri ödül veya ceza olarak kullanmamak büyük önem taşıyor. Ayrıca evde hangi gıdaları bulundurduğunuz da büyük önem taşıyor. Şekerli yoğurtlar, kahvaltılık gevrekler, şekerli atıştırmalıklar ve şekerli içecekler gibi gıdaların evde olmaması, onları tüketme ihtimalini düşürecektir. Şeker bağımlılık yapabilir, bu nedenle onu ölçülü tutmaya çalışmak önemlidir. Buradaki ana fikir, doğal gıdalar için bir sevgi geliştirmeye yardımcı olmak ve damakların daha düşük bir tatlılık seviyesini tercih etmesini sağlamaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir