İklim değişikliği inme riskini artırıyor



Dünya Nöroloji Federasyonu Çevresel Nöroloji Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, çevresel faktörlerin yanı sıra iklim değişikliğinin beyin damar hastalıklarını artırdığını söyledi.


İklim değişikliği inme riskini artırıyor

Çevre ve hava kirliliği ile iklim değişikliğinin beyin damar hastalıkları üzerindeki etkileri görünmeye başlandı. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki; hava ve çevre kirliliği, iklim değişikliğiyle beraber inme, beyin damar tıkanıklığı oluşumuna kalp hastalıklarından daha fazla neden oluyor.

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı ve İnme Merkezi Başkanlığı görevini de yürüten Prof. Dr. Öztürk, dünya genelinde inme kaynaklı ölümleri azaltmak için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

İklim değişikliği inme riskini artırıyor #1

İNMEDEN 6 MİLYON İNSAN HAYATINI KAYBEDİYOR

Öztürk, inmenin ölüm nedeni hastalıkların başında geldiğine işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu: “Dünyada 6 milyon kişiyi inmeden kaybediyoruz. Bunun yüzde 90’ı değiştirilebilir risk faktörleridir. Bu davranış değişikliğiyle önlenebilir. Bir gerçek daha ortaya çıktı; çevresel faktörler iklim değişikliğiyle başa baş giden bir faktör. Ölümlerin yüzde 30’a yakını sadece hava kirliliği kaynaklı. Dünyada yılda 9 milyon insan kaybediliyor. Bunların pek çoğu kronik nörolojik hastalığı kapsıyor. Küresel iklim değişikliğinin çok etkili olduğunu biliyorduk. Buzullar eriyor, kurak ortamlar artıyor ama bunun beyin damar hastalıkları sıklığını bu kadar artırabileceğine açıkçası öngörmemiştik. Çalışmalar bu etkenin yüzde 30 düzeyinde hastalık riskini artırdığını gösteriyor. Artık çevresel faktörler beyin damar hastalıkları risk sıralamasında ikinci sırayı aldı. Bu çok çarpıcı ve sürpriz sonuç. İyi tarafı ise düzeltilebilme olasılığı olabilir.”

Olumsuz çevresel faktörlere kısa süreli maruz kalmanın da beyin damar tıkanıklığına neden olabileceğini altını çizen Öztürk, hava kirliliğinin bireysel, toplumsal ve global çabalarla azaltılabileceğini vurguladı.

Öztürk, damar sağlığının yeterli ve sağlıklı beslenme koşullarına da son derece bağlı olduğunu sözlerine ekledi.

Bir cevap yazın